|
Perikard
boşluğuna sıvı toplanması ile karakterize iltihabi bir durumdur. Sıvının
niteliği ve etyolojisine göre seröz,
fibrinöz, pürülan veya hemorajik olabilir. Perikard sıvısının çok
artması ve kalbin fonksiyonlarının bozulması durumuna kalp
tamponadı denir. Sağlıklı bir çocukta
10-15 ml (erişkinde 50 ml) sıvı bulunabilir. Perikarditli bir adolesanda
sıvı miktarı 1 litreye kadar çıkabilir. Perikardial efüzyonda sıvının
kritik bir seviyeye kadar artışı perikardiyal basıncı da arttırır. Kritik
seviyeye gelince, sıvıdaki küçük miktarlardaki artışlar bile basınçta büyük
artışlara yol açar. Diyastolde ventrikülün doluşu azaldıkça sistemik ve
pulmoner venöz basınç artar. Ventriküllerin diyastolü engellendiğinden
giderek daha az kanla dolar, debi düşer, sistemik tansiyon düşer.
BAKTERİYEL
PERİKARDİTLER
KLİNİK
BULGULAR:
Genellikle
diğer bakteriyel enfeksiyonlarla (pnömoni, menenjit, osteomyelit, septik
artrit vb) birliktedir. İlk bulgu göğüs
ağrısı’dır. İnspirasyonla artar. Prekordiyum, sol omuz ve sırtta
belirgin olan bu ağrılar yatınca artar.
Oturunca,
özellikle de öne doğru eğilince azalır. Ayrıca ateş, öksürük, dispne ve takipne
de bulunur. Fizik muayenede frotman, taşikardi ve kalp seslerinin derinden
geldiği farkedilir. Kalp tamponadı geliştiğinde bu bulgulara venöz
dolgunluk, hepatomegali, hipotansiyon, nabız basıncında azalma ve pulsus
paradoksus eklenir. (Normalde derin inspiriyumda sistemik tansiyon 10 mmHg
kadar düşebilir. Pulsus paradoksusta bu düşüş 10 hatta 20 mmHg’yı geçebilir.)
LABORATUAR:
Lökositoz
(çoğu parçalı), sedimentasyon ve CRP yüksekliği ve kan kültürü
pozitifliği vardır. EKG’de düşük
voltaj, erken dönemde ST yükselmeleri, geç dönemde ST çökmesi ve elektriki
alternans görülür. Tele’de kalp
büyüktür (çadır kalbi). Ekokardiyografi’de
perikardiyal efüzyon ve miktarı görülür. Diyastolik fonksiyonlar bozuktur.
Tanı amacıyla perikardiyal ponksiyon, gram boyama, hücre sayımı yapılmalı,
kültür, biyokimya ve sitoloji için örnekler gönderilmelidir. Bakteriyel
perikarditlerde hücre sayısı 50.000/mm3’den fazladır. Parçalı
oranı ve protein içeriği fazla, şeker oranı düşüktür.
TEDAVİ:
Üreyen mikroorganizmaya göre veya ampirik olarak 4-6 hafta süreyle
antibiyotikler, antienflamatuar verilmelidir. Sıvı fazla ise perikardiyosentez yapılmalıdır. Sıvı koyu, pürülan ve loküle
ise ponksiyon ile boşaltmak mümkün olmaz, perikardiyal
tüp drenaj gereklidir.
AYIRICI
TANI:
VİRAL
PERİKARDİTLER:
En
sıklıkla Coxsackie B, EB Virus, İnfluenza
ve Adenovirüsler etkendir. Genellikle
ÜSYE’yi izler. Ateş hafif, genel durum bozuk değildir. Lökosit sayısı
normaldir. Genellikle pulmoner
infiltrasyon ve plevral efüzyon da eşlik eder. Klinik bulgular bakteriyel PK
ile aynıdır.
TEDAVİ:
Ateş ve ağrı için aspirin verilebilir. Kortikosteroid kullanımı tartışmalıdır.
Düzelme süresi 1-2 ay ile 1-2 yıl arasındadır.
TÜBERKÜLOZ
PERİKARDİT:
Gelişmiş
ülkelerde seyrek görülürse de geri kalmış ülkelerde ilk sıralardadır.
Genellikle akciğer parankim hastalığı olmadan, yakın lenf düğümlerinden
komşuluk yoluyla veya uzak organlardan hematojen yolla yayılır.
KLİNİK:
Sinsi başlangıçlıdır. Öksürük, dispne, ortopne, göğüs ağrısı, gece
terlemesi ve kilo kaybı vardır. Ateş, takikardi, frotman ve pulsus paradoksus
seyrek görülür. Tele ve EKG bulguları aynıdır. PPD pozitiftir. Perikardial
ponksiyonda sıvı kanlıdır ve lenfosit hakimiyeti vardır.
TEDAVİ:
İkili veya üçlü antitüberkülo tedavi
12-18 ay süreyle verilir. Sıklıkla konstriktif perikardit gelişir. Bu
durumda perikardiyektomi de gerekir.
JÜVENİL
ROMATOİD ARTRİT (JRA): Perikardiyal
efüzyon çocuklarda erişkinlerden daha seyrektir. Bazen JRA bulgularından
aylar veya yıllarca önce başlayabilir. Diğer kollagen doku hastalıklarında
da görülür, ayırmak zordur. Tedavisi kortikosteroidler ve salisilatlarla yapılır.
KONSTRİKTİF
PERİKARDİT: Sıklıkla
Tbc PK ve pürülan PK’ten sonra görülür. Primer hastalıktan birkaç hafta
veya ay hatta yıllar sonra gelişebilir. Bununla birlikte %50’sinden fazlasında
etyoloji belirsizdir. Perikard zırh gibi kalın olup (bazan kalsifiye) kalbe
yapışıktır. Ventrikül genişleyemez, doluşu bozuktur (diyastolik fonksiyon
bozukluğu). Buna bağlı olarak kalp seslerinin derinden gelmesi, venöz
dolgunluk, ödem, asit, hepatomegali ve protein kaybettiren enteropati görülebilir.
Tedavide total perikardiyektomi gereklidir.
Çeşitli
etkenlere bağlı olarak myokardın inflamasyonu ve nekrozudur. Akut ve kronik Coxsackie B virus myokarditi tipik örneğidir
(%50’sini oluşturur). Hastaların
çoğu asemptomatiktir. İngiltere’de yapılan bir çalışmada 18-50 yaş
arası erkeklerde %5 oranında asemptomatik fokal MK saptanmıştır. Kaza,
intihar ve cinayet gibi nedenlerle ölenlerde yapılan otopside %4 geçirilmiş
myokardit saptanırken, bu oran ani ölenlerde yapılan otopsilerde %17 olarak
bulunmuştur.
PATOJENEZ:
Mononükleer
hücre infiltrasyonu, kalp kası hücresi dejenerasyonu ve nekrozu vardır.
Makroskopik olarak ise dilatasyon, hafif hipertrofi, endokardda kalınlaşma,
kordalarda kalınlaşma ve kısalma, myokardiyal fibroz görülür.
KLİNİK
BULGULAR: Yaşa,
akut veya kronik oluşuna ve kişinin verdiği immün yanıta göre asemtomatik
tablodan kronik myokardit + dilate
kardiyomyopatiye kadar değişen tablolar görülebilir. Yenidoğanlarda
fulminan seyrederken, süt çocukları ve oyun çocuklarında ancak
kardiyomyopati gelişince tanı konulur.
Coxsackie B’li
bir yenidoğanda:
Ateş, takikardi, gallop ritmi, siyanoz,
kül rengi deri (şok bulgusu), solunum distresi, ağır kalp yetersizliği ve
hepatomegali vardır. Muayenede kalp sesleri derinden gelir, asidoz bulguları
mevcuttur ve apekste mitral yetersizliği üfürümü duyulabilir.
Tele:
Belirgin
kardiyomegali ve pulmoner ödem vardır.
EKG:
Voltaj supresyonu,
sinüzal takikardi, supraventriküler takikardi, ventriküler ekstrasistol, ST
ve T değişiklikleri ve çeşitli disritmiler vardır.
COXSACKİE
B’Lİ BÜYÜK ÇOCUK / ERİŞKİN:
Ateş, Çarpıntı, göğüs
ağrısı, gripal enfeksiyon bulguları, gallop ritmi, disritmi, kalp yetersizliği
bulguları, mitral ve triküspid yetersizliği
bulguları vardır. Tele ve EKG bulguları aynıdır.
TANI:
Sedimentasyon yüksek, kalp enzimleri (SGOT, CK MB bandı, LDH) ve Coxsackievirüs
IgM yüksektir ve özellikle Coxsackie virüs IgM 5-10 yıl yüksek kalabilir.
EKO:
Sol atriyum/ventrikül
dilatedir, ventrikül fonksiyonları (EF ve KF)düşüktür, perikardiyal sıvı
vardır ve Dopplerle MY saptanır. Kesin tanı endomyokardiyal
biyopsi (EMB) ile konur.
TEDAVİ:Yatak
istirahati, oksijen, monitörizasyon (ani ölümlere karşı dikkat), digoksin
(kontrollü ve yarı dozdan başlanır), diüretik, sıvı / tuz kısıtlaması
gerekir. Kalp debisi düşük ise dopamin ve adrenalin, aritmi varsa antiaritmik
verilir. Kortikosteroid ve immünosupresif tedavisi tartışmalıdır.
PROGNOZ:
Yenidoğan döneminde %75 mortalite vardır. %10-20 ise spontan düzelebilir.
Erişkinlerde spontan düzelme oranı %10-50 olarak bildirilmektedir. Dilate
kardiyomyopati gelişmiş ise tedavisiz %50’si
ilk 2 yıl içind
Perikard
boşluğuna sıvı toplanması ile karakterize iltihabi bir durumdur. Sıvının
niteliği ve etyolojisine göre seröz,
fibrinöz, pürülan veya hemorajik olabilir. Perikard sıvısının çok
artması ve kalbin fonksiyonlarının bozulması durumuna kalp
tamponadı denir. Sağlıklı bir çocukta
10-15 ml (erişkinde 50 ml) sıvı bulunabilir. Perikarditli bir adolesanda
sıvı miktarı 1 litreye kadar çıkabilir. Perikardial efüzyonda sıvının
kritik bir seviyeye kadar artışı perikardiyal basıncı da arttırır. Kritik
seviyeye gelince, sıvıdaki küçük miktarlardaki artışlar bile basınçta büyük
artışlara yol açar. Diyastolde ventrikülün doluşu azaldıkça sistemik ve
pulmoner venöz basınç artar. Ventriküllerin diyastolü engellendiğinden
giderek daha az kanla dolar, debi düşer, sistemik tansiyon düşer.
BAKTERİYEL
PERİKARDİTLER
KLİNİK
BULGULAR:
Genellikle
diğer bakteriyel enfeksiyonlarla (pnömoni, menenjit, osteomyelit, septik
artrit vb) birliktedir. İlk bulgu göğüs
ağrısı’dır. İnspirasyonla artar. Prekordiyum, sol omuz ve sırtta
belirgin olan bu ağrılar yatınca artar.
Oturunca,
özellikle de öne doğru eğilince azalır. Ayrıca ateş, öksürük, dispne ve takipne
de bulunur. Fizik muayenede frotman, taşikardi ve kalp seslerinin derinden
geldiği farkedilir. Kalp tamponadı geliştiğinde bu bulgulara venöz
dolgunluk, hepatomegali, hipotansiyon, nabız basıncında azalma ve pulsus
paradoksus eklenir. (Normalde derin inspiriyumda sistemik tansiyon 10 mmHg
kadar düşebilir. Pulsus paradoksusta bu düşüş 10 hatta 20 mmHg’yı geçebilir.)
LABORATUAR:
Lökositoz
(çoğu parçalı), sedimentasyon ve CRP yüksekliği ve kan kültürü
pozitifliği vardır. EKG’de düşük
voltaj, erken dönemde ST yükselmeleri, geç dönemde ST çökmesi ve elektriki
alternans görülür. Tele’de kalp
büyüktür (çadır kalbi). Ekokardiyografi’de
perikardiyal efüzyon ve miktarı görülür. Diyastolik fonksiyonlar bozuktur.
Tanı amacıyla perikardiyal ponksiyon, gram boyama, hücre sayımı yapılmalı,
kültür, biyokimya ve sitoloji için örnekler gönderilmelidir. Bakteriyel
perikarditlerde hücre sayısı 50.000/mm3’den fazladır. Parçalı
oranı ve protein içeriği fazla, şeker oranı düşüktür.
TEDAVİ:
Üreyen mikroorganizmaya göre veya ampirik olarak 4-6 hafta süreyle
antibiyotikler, antienflamatuar verilmelidir. Sıvı fazla ise perikardiyosentez yapılmalıdır. Sıvı koyu, pürülan ve loküle
ise ponksiyon ile boşaltmak mümkün olmaz, perikardiyal
tüp drenaj gereklidir.
AYIRICI
TANI:
VİRAL
PERİKARDİTLER:
En
sıklıkla Coxsackie B, EB Virus, İnfluenza
ve Adenovirüsler etkendir. Genellikle
ÜSYE’yi izler. Ateş hafif, genel durum bozuk değildir. Lökosit sayısı
normaldir. Genellikle pulmoner
infiltrasyon ve plevral efüzyon da eşlik eder. Klinik bulgular bakteriyel PK
ile aynıdır.
TEDAVİ:
Ateş ve ağrı için aspirin verilebilir. Kortikosteroid kullanımı tartışmalıdır.
Düzelme süresi 1-2 ay ile 1-2 yıl arasındadır.
TÜBERKÜLOZ
PERİKARDİT:
Gelişmiş
ülkelerde seyrek görülürse de geri kalmış ülkelerde ilk sıralardadır.
Genellikle akciğer parankim hastalığı olmadan, yakın lenf düğümlerinden
komşuluk yoluyla veya uzak organlardan hematojen yolla yayılır.
KLİNİK:
Sinsi başlangıçlıdır. Öksürük, dispne, ortopne, göğüs ağrısı, gece
terlemesi ve kilo kaybı vardır. Ateş, takikardi, frotman ve pulsus paradoksus
seyrek görülür. Tele ve EKG bulguları aynıdır. PPD pozitiftir. Perikardial
ponksiyonda sıvı kanlıdır ve lenfosit hakimiyeti vardır.
TEDAVİ:
İkili veya üçlü antitüberkülo tedavi
12-18 ay süreyle verilir. Sıklıkla konstriktif perikardit gelişir. Bu
durumda perikardiyektomi de gerekir.
JÜVENİL
ROMATOİD ARTRİT (JRA): Perikardiyal
efüzyon çocuklarda erişkinlerden daha seyrektir. Bazen JRA bulgularından
aylar veya yıllarca önce başlayabilir. Diğer kollagen doku hastalıklarında
da görülür, ayırmak zordur. Tedavisi kortikosteroidler ve salisilatlarla yapılır.
KONSTRİKTİF
PERİKARDİT: Sıklıkla
Tbc PK ve pürülan PK’ten sonra görülür. Primer hastalıktan birkaç hafta
veya ay hatta yıllar sonra gelişebilir. Bununla birlikte %50’sinden fazlasında
etyoloji belirsizdir. Perikard zırh gibi kalın olup (bazan kalsifiye) kalbe
yapışıktır. Ventrikül genişleyemez, doluşu bozuktur (diyastolik fonksiyon
bozukluğu). Buna bağlı olarak kalp seslerinin derinden gelmesi, venöz
dolgunluk, ödem, asit, hepatomegali ve protein kaybettiren enteropati görülebilir.
Tedavide total perikardiyektomi gereklidir.
|