|
Miyokart infarktüsünün klinik seyrindeki evreler
Evre 1: En tehlikeli evredir. İlk 48 saati içerir. Özellikle trombolitik tedavi uygulananlarda ilk 24 saatlik erken hasar evresini kapsar.
Evre 2: Nebdeleşme (skatrizasyon) evresi. Yaklaşık 4-8 hafta sürer.
Evre 3: Rehabilitasyon evresi.
Evre 4: Sekonder profilaksi
Miyokart infarktüsünün komplikasyonları
Erken komplikasyonlar:
Miyokart infarktüsünün en tehlikeli dönemi ilk 48-72 saatlik dönemidir. Bu evrede görülen başlıca komplikasyonlar:
- Aritmiler:
Ventriküler aritmiler (polimofik ventriküler ekstrasistoller, coupletler, R on T fenomeni, ventriküler taşikardi ve fibrilasyon) en sık infarktüsün ilk 4 saatinde görülürler. Ventrikül fibrilasyonu olan olguların derhal defibrile edilmeleri halinde prognostik bir kötüleşme olmaz. Ancak hastane öncesi ölümlerin ve ilk 4 saat içindeki ani ölümlerin başta gelen sebebi ventrikül fibrilasyonudur.
Atriyal aritmiler (atriyal fibrilasyon, flatter, SVT) akut Mİ seyrinde hastaların %10-20'sinde görülür. Önduvar miyokart infarktüsünde, kalp yetmezliği gelişenlerde, atriyal infarktüsü veya perikardiyal effüzyonu olanlarda daha sık ortaya çıkar. Ayrıca ileri yaş, KOAH, elektrolit imbalansı, Ca-Mg eksiklikleri, hipoksi gibi faktörlerde atriyal fibrilasyon riskini arttırır. Hastalarda atriyal fibrilasyon gelişimi prognostik yönden olumsuz bir bulgudur.
Bradiaritmiler: (Sinüs bradikardileri, A-V bloklar) Hastaların %6-14'ünde A-V tam blok görülür. Özellikle anterior miyokart infarktüslülerde A-V blok görülmesi prognozun kötü olduğunu gösterir. Hastane içi mortalite bunlarda yüksektir.
- Kalp yetmezliği (Sol kalp yetmezliği): Akciğer stazı ve ödemi, kardiyojenik şok (Kardiyojenik şokun mortalitesi %80-85'dir). Akut Mİ'de ventriküler fibrilasyondan sonra ikinci sıklıkta görülen ölüm nedeni kalp yetmezliği ve kardiyolojik şoktur.
- Kalp rüptürü ve tamponat gelişimi
- Akut ventriküler septum rüptürü (Yeni üfürüm!+EKO)
- Papiller adele rüptürü/akut mitral yetmezliği (Yeni üfürüm! + EKO)
Geç komplikasyonlar
- Ventrikül anevrizmaları: Bunların başlıca tehlikeleri; emboli, kalp yetmezliği, aritmi, rüptür ve tamponata yol açmaktır.
- Arteryel ve akciğer embolileri
- Perikarditis epistenotica (Erken post Mİ perikarditilk birkaç gün içinde görülür. Antikoagülasyon mutlaka kesilmelidir. Hemoperikardiyum tehlikesi!)
- Post miyokardiyal infarktüs sendromu (Dressler sendromu): Sıklıkla 1.hafta ile 3. ay arasında hastaların yaklaşık olarak %3'ünde ortaya çıkar. Ateş + lökositoz + ESR (eritrosit sedimentasyon hızı) yükselmesi ile birlikte geç perikaridit/ pleurit tablosu izlenir. Otoimmün bir reaksiyondur.
- Aritmiler
- Kalp yetmezliği
- Persistan angina
Miyokart infarktüsünün ayırıcı tanısı:
- Angina pectoris: Dakikalar içinde geçer, nitratlara cevap verir.
- Özellikle inferor Mİ'larda ağrı infradifragmatik olabildiği için akut batınla karışabilir. (Safra koliği, akut karaciğer konjesyonu, ülser perforasyonu, akut pankreatit gibi hastalıklar düşünülebilir)
- Aort disseksiyonu: Toraksta gezinen keskin ağrı + iki kol arasında farklı kan basıncı + aort yetmezliğine bağlı diastolik üfürüm + röntgende çift aortik kenar (double kontur) + transösofagiyal ekokardiyografiyle tanı konur.
- Akciğer embolisi: Plevral ağrı (sıklıkla infradiafragmatik yayılımlı) + dispne + takipne + taşikardi + kollapsa ait bulgular ve hastaların %10-20'sinde senkop veya şok tablosu + EKG (sağ ventrikül dilatasyonuna bağlı olarak; S1-Q3 veya S1-S2-S3, clockwise rotasyon, inkomplet sağ dal bloğu, V5-6 ya dek derin S dalgaları, III'te ST elevasyonu ile birlikte terminal T negatifleşmesi -arkaduvar Mİ'la karışabilen-, V1-2-3'te T negatifliği, P pulmonale gibi EKG bulgularının olması) + EKO + sağ kalp kateterizasyonu ile tanısı konur.
- Diğer ayırıcı tanılar için Bkz.Tablo: Anginanın ayırıcı tanısı
TANI
İSKEMİK GÖĞÜS AĞRISI+EKG BULGUSU (GEREĞİNDE SERİYAL EKG İLE)+Mİ MARKERLARININ SERUM DÜZEYLERİ İLE KONUR. (Anamnez + Klinik + EKG + Troponin T/I, enzim + EKO + nükleer-radyodiagnostik metodlar)
TEDAVİ
Tedavideki amaç kalpteki hasarın yani iskemik nekrozun önlenmesi, durdurulması veya geç gelen hastalarda hayatın uzatılması ve komplikasyonların zamanında tedavi edilmesidir.
Çünkü:
- Koroner tıkanıklılığına bağlı iskemi ne kadar uzun sürerse kalp adelesinde hasar o kadar fazla olur. Bu nedenle tıkanan damarın, iskemik nekroz alanı genişlemeden (erken) açılması, mortalite ve komplikasyonlarda azalma, sonuçta hayat süresinde de anlamlı bir uzama sağlar.
- Geri dönüşümsüz kalp kası hasarı yani iskemik nekrozun başlaması için en az 15-20 dakika süren koroner oklüzyon (tam tıkanma) olması gerekir. İskemik nekroz alanı genişliğinin maksimuma ulaşması genellikle 4-6 saat içinde gerçekleşir. Fakat kalpteki nekroz alanı genişlemesinin en hızlı olduğu saatler tam oklüzyonun başlangıcından sonraki 2.-3. saatler arasında gerçekleşir. Bundan dolayı ilk 1-2 saat içinde koroner akımın ve miyokardın perfüzyonunun düzeltilebildiği hastalarda kalp hasarı çok büyük ölçüde önlenir ve tehlike altındaki kalp adeleleri kurtarılır. Bu durum ilk 6 saatte gelen hastalara uygulanacak trombolitik/revaskülarizasyon tedavisinin yararının neden giderek azaldığını ve 6 saatten sonra iskemisi devam etmeyen hastalarda acil reperfüzyon tedavisinin neden gereksiz bir risk haline geldiğini açıklamaktadır.
Genel olarak uygulanması gereken primer tedavi: Uygun olan olgularda derhal reperfüzyon + bütün olgulara antiiskemik tedavi + bütün olgulara trombozis profilaksisi + komplikasyonların tedavisi + sekonder profilaksi olarak özetlenebilir.
- Non Q Miyokart infarktüslü hastalar stabilize edilir edilmez koşulları uygun olan yerlerde derhal koroner anjiyo ile revaskülarizasyon için değerlendirilmeleri veya uygun olan merkezlere sevk edilmeleri tavsiye edilmektedir.
A- HASTANE ÖNCESİ TEDAVİ
Miyokart infarktüsünden şüphelenilen hastalara ASLA İNTRAVENÖZ YOL DIŞINDA İNJEKSİYON YAPILMAMALI + damar yolu açılmalı + 300 mg Aspirin verilmeli (çiğnetilerek) + monitörize edilerek resüsitasyon için her türlü tedbir alınmalı, özellikle defibrilatörlü bir ambulans sağlanarak en yakın yoğun bakım üniteli hastaneye sevk edilmelidir. Hastanın nakli sırasında resusitasyon da dahil olmak üzere gereğinde her türlü antiaritmik tedavi uygulanmalıdır. Bu arada ihtiyaca uygun olarak sedasyon + analjezi ve sevk edilen üniteye trombolitik tedavinin gecikmeden başlatılması için önceden haber verilmesi son derece yararlıdır. Nitratların kullanılması için sağ Mİ'ın olmadığına emin olmak (arka duvar infarktüslerinin 1/3'ünden fazlasında sağ Mİ'da birliktedir) hastaların şoka girmesine neden olmamak için şarttır. Ayrıca sistolik kan basıncı 100 mmHg'dan düşük olanlara nitratların verilmemesi daha uygun olabilir. Çünkü hipotansiyon hastaların Streptokinaz şanslarını ortadan kaldırabilecektir.
B- HASTANE TEDAVİSİ
Öncelikle acil servise başvuran hastalara göğüs ağrısı veya miyokart infarktüsü varsa hemen EKG çekilmeli, diğer muayene ve tetkikleri daha sonra yapılmalıdır. Amaç akut Mİ'li hastalarda reperfüzyon tedavisini en kısa sürede başlatabilmektir. Akut Mİ tanısı alan hastada ise;
|
KORONER İSKEMİYE BAĞLI GÖĞÜS AĞRISI |
10 DAKİKA İÇİNDE
¯
|
Damar yolu açılmalı
İlk değerlendirme ve muayeneler
Mİ markerları ve kan grubu için kan alı nmalı |
EKG
Monitörizasyon
Aspirin (160-300 mg) çiğnetilme li |
¯
EKG sonuçlarına göre tanısal ve terapötik yaklaşımlar
¯
¯
¯
|
Normal/tanısal özelliği olm ayan |
İskemik EKG değişiklikleri
(ST depresyonu/T inversiyonu) |
ST elevasyonu veya
yeni dal bloğu gelişimi |
¯
¯
¯
|
- Acil serviste/göğüs ağrısı üni-tesinde izlem ve monitörizasyon
-Seriyal EKG ve enzim takibi
- Noninvazif iskemi değerlendirmesi
- Alternatif tanıların araştırılması |
-Antiiskemik tedavi
-Analjezi
- Uygun yoğun bakım ünitesine yatış
- Kan tetkiklerinin alınması (hemogram, elektrolitler, üre, kreatinin, lipid profili) |
-Reperfüz yon tedavisi için gerekli hazırlıklar
-Trombolitik tedavi kontrendi-kas yonlarını sorgula
- Primer PTKA olanağını değerlendir.
-Betabloker
- Nitrogliserin (Sağ MI’da mut-lak kontrendikasyon!)
-Analjezi
-Kan tetkikleri, kan grubu tayini, lipid profili |
- Yatak istirahati + monitörizasyon + analjezi ve sedasyon (2-5 mg i.v. Morfin sulfat) + nasal oksijen (2-4 litre/dakika, ilk 2-4 saat) + Aspirin 300 mg çiğnetilmesi ve en kısa süre içinde trombolitik tedavinin başlaması + ağır hipertansiyonu olan veya sol kalp yetmezliği olan veya anginası devam eden olgularda i.v. Nitrogliserin tedavisi + gereken olgularda Heparin + betabloker tedavi uygun şekilde başlatılmalıdır.
- Non Q (subendokardiyal) Mİ'lı hastalarda koroner yoğun bakım ünitesinde unstable (kararsız) anginalı hastalar gibi (Sedasyon + analjezi + Aspirin + Heparin + i.v. nitrat + betabloker + gereğinde kalsiyum antagonisti + komplikasyonların tedavisi) tedavi edilir. Bu olgularda trombolitik tedavi prognoza olumlu etki yapmadığı için kullanılmamalıdır. Hatta yapılan çalışmalara göre klasik tedavi non Q Mİ'lı hastalarda daha yüz güldürücü olmaktadır.
Reperfüzyon tedavisi
Trombolitik tedavi, akut PTKA veya by-pass operasyonu
A- Trombolitik tedavi
Trombolitik tedavi endikasyonlarının başlıcaları:
Klinik olarak akut Mİ düşünülen, en az 2 derivasyonda 1 mm'yi aşan ST elevasyonu olan ve ağrı başladıktan sonraki ilk 6 saatte gelenler
12 saat içinde başvuran ve ağrısı devam eden tüm hastalara kontrendikasyon yoksa trombolitik tedavi yapılmalıdır.
12 saatten sonra başvuran hastalarda göğüs ağrısı, iskemi veya reMİ varsa trombolitik tedavi uygulanması uygundur.
Kardiyojenik şokla gelen hastada invazif tanı ve tedavi olanağı yoksa trombolitik tedavi yapılmalıdır.
Akut Mİ'ye uyan göğüs ağrısıyla birlikte yeni gelişen sol dal bloğu varsa trombolitik tedavi yapılması uygundur.
*** Non Q Mİ'de trombolitik tedavinin faydası olmamakta, hatta mortaliteyi arttırıcı etkisi bile olabilmektedir.
Trombolitik tedavinin kontrendikasyonları (TKD-1998)*
A- Mutlak kontrendikasyonlar:
- Aktif iç organ kanaması
- Aort disseksiyonu şüphesi
- İntrakraniyal tümör, arteryovenöz malformasyon veya anevrizma
- Hemorajik serebrovasküler olay öyküsü
- Son bir yıl içinde hemoraji dışında serebrovasküler olay öyküsü
B- Göreceli (relatif) Kontrendikasyonlar:
- Uzun (> 10 dakika) veya travmatik resusitasyon
- Yeni kafa travması, nörovasküler cerrahi (Son 2 ay içinde)
- Hemorajik oftalmit
- Gebelik
- Trombolitik ajana allerji
- Tedaviye rağmen kontrol edilemeyen hipertansiyon (TA > 180/110 mmHg)
- Ağır karaciğer ve renal yetmezlik olması
- Kanama diyatezi, oral antikoagülan kullanımı (INR > 2 ise)
- 2-6 hafta içinde yeni ameliyat veya travma geçirme öyküsü
- Perikard frotmanı
- 2 hafta içinde iç organ biyopsisi yapılmış olması
- Aktif ülser öyküsü
- Ne kadar eski olursa olsun serebrovasküler olay öyküsü
- Kontrolsüz kronik ciddi hipertansiyon öyküsü
C- İlaçlara özel kontrendikasyonlar:
- Hipotansif hastalarda (kan basıncını düşürücü yan etkisi nedeniyle) STREPTOKİNAZ kullanılmamasında yarar vardır. (Bkz. TKD-1998 MI Tedavi Kılavuzu)
- Bir kez kullanıldıktan sonra (5. günden sonra) en az 2 yıl STREPTOKİNAZ VE APSAC'ın her ikisi de kontrendikedir (Allerji ve antikor oluşumuna bağlı etki kaybı nedeniyle).
* Bu durumlarda trombolitik ajan olarak t-PA veya ürokinaz tercih edilmelidir. Ürokinaz veya t-PA bulunamıyorsa (rescue) akut PTKA olanağı araştırılmalıdır.
|
Etken ajan |
Antijenite |
Etki şekli |
Plazma yarı ömrü |
Dozu |
Uygulama süresi |
Kortikosteroid |
|
APSAC |
+ |
direkt |
90 dk. |
30 Ü |
5 dk. |
+ |
|
Streptokinaz |
+ |
indirekt |
30 dk. |
1.5 milyon Ü |
30-60 dk. |
+ |
|
Urokinaz |
- |
direkt |
5 dk. |
3 milyon Ü |
90 dk. |
- |
|
t-PA |
- |
direkt |
6 dk. |
100 mg |
90 dk. |
- |
|
rPA |
- |
direkt |
19 dk. |
2x10 milyon Ü |
30 dk. arayla |
- |
|
TNK-tPA |
- |
direkt |
|
0.5 mg/kg |
Bolus |
- |
|
* Türk Kardiyoloji Derneği (TKD)-1998
|